birguzelinsankapak

konyadertarihi

tarihtensayfalar

MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİMİZLE TEKNİK GEZİ

 

 

Konyalı Sanayicilerimizden Böyet Ailesine Ait Başta Akım Metal, Akplas ve Aksem Olmak Üzere Bir Grup Şirketimize Yaklaşık 50 Mühendislik Fakültesi Öğrencimizle Birlikte 23/02/2019 Günü Teknik Gezi Gerçekleştirdik.

Ziyaretimiz Kahvaltı Ardından Söyleşi İle Başladı. Her Bölümde Prosesler Hakkında Sunumlar Gerçekleşti. Gençlerimizin Öğrenim ve İş Hayatlarında Önemli Bir Tecrübe Edindikleri Ziyaretimiz; Öğle Yemeği Ardından Toplantı ve Mustafa Böyet Beyin Öğrencilerimize Hazırlattığı Hediyeleri Takdimi İle Sona Erdi.

 

 

Konyalılar Derneği Ahmet Keleşoğlu Kompozisyon Yarışması ve İstanbul Konyalılar Vakfı Oktay Özaydın Fotoğraf Yarışması Kazananları Belirlendi.

 

 

 

Dereceye Giren Öğrencilerimize Öğrenim Hayatları Boyunca Üstün Başarılar Dileriz. Bugüne Kadar Olduğu Gibi, Bundan Sonrada Konyalı Öğrencilerimiz İçin Hizmet Etmeye, Projeler Üretmeye, Onlara Destek Olmaya Devam Edeceğiz.

 

 

 

Dereceye Girenlere Ödülleri, Bu Hafta Sonu Yapılacak Tören İle Teslim Edilecektir.

 

 

Ahmet Keleşoğlu Kompozisyon Yarışması Kazananları

 

Oktay Özaydın Fotoğraf Yarışması Kazananları

 

Değerli Hemşehrimiz Prof. Dr. Sayın Ahmet Davutoğlu'nun Başbakanlığını kutlar, Hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz.

Geçirdiği beyin kanaması sonucu 18 Mart 2014 günü kaybettiğimiz Vakıf Başkanımız Oktay Özaydın anısına...

 

 

Oktay ÖZAYDIN Kimdir?

 

  • 1945 Konya merkezde doğdu.
  • 1964 yılına kadar Konya’da kaldı.
  • İlkokulu Gazi Mustafa Kemal’de okudu. Konya Maarif Koleji’ni bitirdi.
  • 1964 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti.
  • İstanbul’da üniversitede Diş Hekimliği okudu.
  • 1971’den beri serbest diş hekimi olarak çalışıyordu.
  • Eşi Konyalı. Konya eski Belediye Başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı’nın kızıdır.
  • 1994 yılında İstanbul Konyalılar Derneği’nin kuruluşunda rahmetli Bayram Camcı başkanlığında yönetim kurulu başkan yardımcılığını yaptı.
  • 1997 yılında Bayram Camcı’nın görevi bırakmasıyla görevi devraldı.2007’ye kadar başkanlık yaptı.
  • 2007 yılında İstanbul Konyalılar Vakfı’nı kurdu. Vakfın kurucu başkanı olarak halen başkanlığa devam ediyordu.

ÖKSÜZ KALDIK

Altı ayı vardı neredeyse sensizliğimiz,altı aydır yetimiz,altı aydır öksüzüz,altı aydır mağduruz,altı aydır sessiziz.Özlem azalacağına artar durur sürekli.sizsizlik asla yok olmuyor,sessizlik hakim içimizde .Hala sanki bir gün çıkıp gelecekmişsiniz gibi ,gülerek ,coşkuyla,heyecanla,sevgiyle ,dostlukla,mutlulukla, gururla,onurlu duruşunuzla,kucaklayışınızla ,insan sevginizin doruğuyla sanki hala geleceksiniz gibi...Bu kabullenememek mi, yoksa dinmeyen özlem mi?Siz olmadan toplantılarımız sessiz,sizsiz toplanıyoruz verimsiz,sizsiz toplansak da keyifsiz.



Bir veda bile edemedik,öyle güçlü ,öyle hırslı,öyle coşkulu yaşardınız ki ,ölüm kelimesini bırakınız size yakıştırmak semtinizde bile göremezdik,ama siz her zamanki gibi bizi yine şaşırttınız ,her zaman şaşırtır sevindirirdiniz,ama bu sefer üzdünüz,erkenden, habersizce,aniden ,zamansız,haksız,sırasız gittiniz.Oysa daha vodafone Arenada maça gidecektiniz,Oysa daha Vakıf Binamızın borcunun bitişini kutlayacaktıık,Oysa birlikte Konyaya gidecektik,Oysa birlikte Konyaspor maçına gidecektik,birlikte yemek yiyecektik,sohbet edecektik,dostluğun zirvesini kutlayacaktık,daha neler yapacaktık neler..Siz herkesin her derdine yetişecektiniz,herkesi kucaklayacaktınız ,herkese köprü olacaktınız,yeri geldiğinde herkesi yatıştıracak,sonra da birleştirecektiniz ,biz de her zamanki gibi sizinle gururlanacaktık.

 

Yirmi yıla varan dostluk,kardeşlik keşke bir yirmi yıl daha sürseydi en az..doymadık doyamadık,anılarla,anılarda kaldık birdenbire ansızın , aniden.Artık siz yoksunuz ,biz yoksunuz bu alemde.

 

Ama gönüllerimizde, kalbimizde her daim varsınız ,çoksunuz,bağrımız yanıyor,her geçen gün acımız artıyor ama eminiz ki tertemiz gönlünüzle,vicdanlı ,imanlı göğsünüzle Allahın sevgili kulusunuz,en mutena yerdesiniz ,bu da bizim tesellimiz.

 

Gözünüz arkada kalmasın ,öksüz kaldık ama sizi mutlu etmek için açtığınız yoldan,izinizden ,yaptıklarınızı koruyarak, yaşatarak adınızı da yaşatacağız.

 

Mekanınız cennet olsun. 08/09/2014

 

SÜLEYMAN TEMEL


 

OKTAY ÖZAYDIN ANISINA....

 

Sevgili ağabey,bizi ansızın ve beklenmedik şekilde bırakıp gidişine hala inanmakta güçlük çekiyorum,çekiyoruz.Senin bizleri kuşatan,kucaklayan,bir ve diri tutan,her olduğun ortama hareket enerji ve heyecan getiren samimi ve sıcak tavırların,hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesi insanca dostça eşit ve değerli gören ve kabullenen , insani tüm vasıfları bünyesinde toplayan ,dürüst açıksözlü ve pratik ve çözüme odaklı tavır ve analizlerini en önemlisi de hemen hergüne yakın telefon görüşmelerimizi ,sesini duyduğumdaki mutluluğumu öyle özledim ki...

 

Kadıköy, altıyoldan inerken sizin işyerinize bakıp duyduğum heyecanı,keşke vaktim olsa da şöyle bir uğrasam isteğimin yerine şimdi yüreğime bir yumrunun yerleştiğini ve o tarafa bakamadığımı nasıl söylesem bilmem ki,

 

E-5 yolundan giderken Karacaahmetin yanında nasıl içimin yandığını,sana fatiha okurken nasıl tarif edilemez duygular yaşadığımı,nasıl hala inanmakta zorlandığımı nasıl anlatsam ki,

 

Her bulunuğunuz ortamda,herkesin saygısını, sevgisini ve takdirini kazanmış birisi olarak o ortama kattığınız heyecanı ,dostluğu,sıcaklığı,sinerjiyi nasıl unuturum ki,

 

Konyalıyı birleştiren,İstanbuldaki Konyalıya en büyük eseri kazandırmadaki dinmek bilmeyen çabanız,birleştirici bütünleştirici gücünüzü, en küçük köy derneğinin en ücra köşesinde dahi olsa en küçük faaliyetine koşarak gitme iradenizi ve enerjinizi kim görmezden gelebilir ki,

 

Çocuklarınızdan bahsederken gözünüzün parlamasını,torununuzu anlatırken coşkulu heyecan ve mutluluğunuzu,Beşiktaş'ı Kadıköy'e getiren emeğinizi,her Beşiktaş maçının ,her Konya maçının sizin içinizde yaratttığı kasırgayı ve heyecanı kim yaşayabilir ki,

 

Hayatımda en çok değer verdiğim ve saygı duyduğum insanlardan biri olarak ,örnek aldığım dürüstlüğünüzü,açıksözlülüğünüzü,samimiliğinizi,sıcaklığınızı,coşkunuzu,aydınlığınızı, şeffaflığınızı,heyecanınızı,tüm kutsallara bağlılığınızı ,kısaca harika kişiliğinizi kimde bulabilirim ki,

 

Kısacası ağabey seni öyle özledim ki..çoğu zaman aklıma ,gönlüme ,gözüme takılıyor gitmiyorsun,inanamıyorum sanki hala,şaka gibi... her geçen gün hasretin büyüyor,her geçen gün içimiz soğuyacağına daha da yanıyor,her geçen gün yokluğunuz daha da çok hissediliyor,her geçen gün özlem artıyor,büyüyor,Siz hayatteyken hiç ölmeyecek gibi güçlü ve coşkulu yaşarken birdenbire erkenden gelen ölümü size bir türlü konduramıyorum ağabey,

 

Sözün özü meğer sizi ne çok seviyormuşum ağabey,

 

Size kendi adıma söz veriyorum,yarattığınız eseri en iyi ve size en layık şekilde devam ettireceğim,ettireceğiz,sakın endişe etme,sakın gözün arkada kalmasın...

 

Ruhun Şad,Mekanın Cennet olsun...08/05/2014

 

SÜLEYMAN TEMEL


 

Hz Mevlana diyorki "ben öldüğüm zaman beni toprakta aramayın ben sevenlerin gönlündeyim".

 

Evet Oktay ÖZAYDIN Başkanımızı kaybettik onu toprağa verirken kalabalık seven dostlarına baktığım zaman Hz Mevlana'nın söylediklerini hatırladım. Sevgili Başkanım  siz artık sevenlerin gönlündesiniz. Siz artık burs verdiğiniz genç öğrencilerin gönlündesiniz. Siz Konyalıların sizi sevenlerin gönlündesiniz. Bazı insanlar lider ruhludur. Siz birleştirici uzlaşmacı liderlik yapınızla bizleri biraraya getirip hizmet ürettiniz ve çok zor olan ama çok zor bir görevi tamamlayıp (vakıf binamızı bitirerek) bu dünyadan geçip gittiniz .Gönüllere girdiniz .Allah'tan rahmet diliyorum Sevgili Başkanım.

 

ALİ TALİP ÖZDEMİR - Eski çevre Bakanı


 

OKTAY ÖZAYDIN (BAŞKANIMIZ)

İnsanların, doğru, dürüst, güvenilir, adil olması bazen yeterli olmuyor.Aynı zamanda bu vasıfların yaşadığı toplumda onaylanmış olması teyit edilmiş olması da gerekiyor.İşte Oktay Özaydın’lı (Oktay Abi) yukarıda sayılan vasıfları onaylanmış bir kişi,değerli bir hemşerimiz kelimenin tam anlamıyla her zaman yardımımıza koşan bir hemşeri abi,iyi bir başkan idi. Konya’yı, Konyalıları çok sevdiği gibi Ülkesini de çok seven tüm insanlara değer veren sözüne, samimiyetine güvenilir çalışkan ve fedakârdı. Oktay Abi’yi 1988 yılında kurulan Konyalılar Derneği nedeni ile tanıdım.

Sonra Kadıköy’deki Ofisimin hemen karşısındaki Özaydın İş hanın onlara ait olduğunu öğrendim, ziyaretine gittiğimde genellikle babası Mustafa Bey ile karşılaşıyorduk. Rahmetli babası eski Konyalılar Yüksek Öğrenim yaptırma vakfında görev almış, Oktay Abide bu vakfın son zamanlarında denetimde görev almış olduğunu bu ziyaretlerim sırasında öğrendim. Hızlı Okuma Teknikleri kitabın yazarı Mustafa Ruşen, Oktay Abi ile tanışmak istiyordu onunla birlikte Kadıköy’deki Diş Hekimliği Ofisine gittik, bir süre bekledikten sonra hastası çıkınca biz odasına geçtik ve sohbet ettik. Bu sohbetimizde kendisinin DYP İlçe Başkanı olduğunu öğrendik. Bu tarihlerde Konyalılar derneğinin Başkanı Mahmut Tezcan, Genel sekreteri de ben idim. Mahmut Tezcan DYP’den milletvekili adayı olmak istiyordu Oktay Abi İlçe Başkanı idi. Bu sebeple Oktay Abi ile onu tanıştırdık. Ancak aralarında tam bir dayanışma kurulamadı. Mahmut Tezcan Kadıköy-Yalova hattına uzanan (1) Bölgeden DYP’den 5.sırada aday oldu, Oktay Abi de aynı bölgeden (2) sırada aday oldu. O dönemin seçimlerinin en önemli özelliği Tercihli oy kullanması olayı idi. Tercihli oyu alan 5.sırada da olsa sıralamayı aşarak seçilebiliyordu. O dönemde sayın Demirel iyi bir çalışma yaptı ve (1).parti olarak seçimleri kazandı, 1. Bölgeden Dr. Yıldırım Aktuna Milletvekili oldu Oktay Abide, Mahmut Tezcan’da kazanamadı ancak çoğunluğu sağlayamadı. Oktay Abi çok az bir fak ile seçilemedi, Biz bu az farkı kapatabilirdik anacak Oktay Abinin etrafında örgütlenemedik Mahmut Tezcan’da seçilemedi. Ancak o seçimlerde biz bir şey farkkettik, sivil toplum örgütü olarak organizasyonumuz çok zayıftı. Oktay Abi’yi (1) bölgedeki Konya’lılar, Karaman’lılar desteklemiş olsa idi Milletvekili olarak kesinlikle seçilmiş olacaktı(siyasette önemli bir kişi kazanacaktı) Bu dönemde derneğin güçlenmesi için yoğun bir çalışma yürüttük.

Mahmut Tezcan dernek başkanlığını bıraktı. Ben dernek başkanlığına seçildim. Derneğin borçlarını ödedikten sonra Dernek Merkezini Merter’de Zenginli Blokların 6.nolu daireye taşıdık. Aktif bir çalışma döneminden sonra, Bayram Camcı, Akif Bakdemir, İsmet Gökbudak, Kamil Aksoy, Kudret Fikirli,Mustafa Dinç, Süleyman Temel gibi şahıslar ikna edilerek yeni bir yapılanmaya gidilmesini, Derneğin dışında kalan önemli isimlerin derneğe ve yönetime katılmasını planladık. Ancak Güneş Otelde yapılan bu genel kurulda, talihsizler yaşandı o kongrede Oktay Abi yoktu Genel Kurul vasıtası ile birleşme planı gerçekleştirilemedi. Bunun üzerine Bayram Camcı ve ekibi Dernekten koptu. Kudret Fikirli ve Süleyman Temel’de yanlarına alarak yeni bir dernek kurma çalışmasına başladılar ve Rüştü Özalp’i kendilerine başkan yaparak Konyalıların büyük bir bölümü bu çatı altında toplanmayı düşündüler. Bu planı Rüştü Özalp’i ikna etmek için de Oktay Özaydın’ı ikna edip kadrolarına alarak onu harekete geçirdiler. Oktay Abi bu işi çok iyi benimsedi ve var gücü ile çalıştı. Dernek kuruldu ve Rüştü Özalp Dernek başkanı yapıldı 6 ay sonra Genel Kurula gittiler Özalp adaylıktan çekildi. Bayram Camcı Başkan oldu,Oktay Bey ikinci başkan seçildi. Bu aşamada Oktay Abi’nin ılımlı yaklaşımları değerlendirilerek 1988 yılında kurulan Konyalılar Derneği ile 1994 yılında kurulan Konyalılar Birliği Derneğinin birleştirilmesi çalışmaları başlatıldı, Oktay Beyde bu çalışmalar içinde aktif bir şekilde görev aldı.

Ilımlı ve çözümleyici yaklaşımları nedeni ile Oktay Abi herkesin o tarihlerde taktirini kazanmıştır. Oktay Abi eski bir siyasetçi idi. Hüsamettin Cindoruk’la yakınlığı herkes tarafından bilinmektedir. DYP’nin Kadıköy İlçe örgütünde önemli görevler almış uzun yıllar Kadıköy İlçe başkanlığı yapmıştır. Demirel hükümetleri döneminde kendisinden rica ettiğimiz her şeyi bizleri hiç kırmadan yerine getirmeye çalışmış, yapabileceklerini derhal gerçekleştirmiş, yapamayacaklarını da direk olarak yapılması mümkün değildir demiştir. Siyasette hiçbir yöre farkı gözetmemiş. Memleketin her yöresinden insanlarla samimi ve candan bağlantılar kurmuştur. Bir gün bana “Siyasette yöreselcilik olmaz” dediğini çok iyi hatırlıyorum.

Oktay abi insana önce insan olduğu için değer veren ender kişilerdendir. Eğer Konyalılar Derneği Yönetiminde ve Vakıftaki yoğun, özverili çalışmalarına tanık olmasaydım. Siyasete hemşericiliği kesinlikle karıştırmadı. Hemşerilerini çok sevmesinin nedenini insanları çok sevmesine, insana çok sevmesine, insana çok önem vermesine bağlamaktayım. Onun kişilik yapısında üstün bir insan sevgisi, hümanizm ve evrensellik olduğunu ben bizzat gördüm yaşadım. Benim dernek başkanı olduğum dönemlerde hiçbir davetimi kırmadı ve gecelerimiz o muhterem saygıdeğer vefakar eşi ile birlikte katıldı ve bizi her zaman onurlandırdı. Ancak Palet (2) de yaptığımız bir gecede o tarihte Dernek ikinci başkanımız Mehmet Faki bey sürekli CHP örgütünden kişileri anons edince Oktay Bey’in protesto maksadı ile kalkıp gitmekte olduğunu görmüştür. Kazım Gündoğdu ile birlikte bin bir güçlükle ikna edebilmiştik. O olaydaki haklılığını gördüğümde, gerektiğinde çok kesin tavırlı,hakkını hiç kimseye yedirmeyen ama,kimsenin hakkının yenmesine rıza göstermeyen bir yaradılışta olduğunu anlamıştık,yaşadığımız buna benzer olaylarla Oktay Abi’yi daha iyi tanımaya başlamıştık.Çok üzüldüğüm ölüm haberine kadar Oktay Abi’nin kimliğinde kişiliğinde hiçbir sapma olmadığı gibi hepimize ayrı ayrı muhabbet gösterdi,her toplantıda hepimizi ayrı ayrı aradı,davet etti hiç usanmadı ,yorulmadı, “Öf be” demedi bizlerde davetlerine hiçbir sıkıntı hissetmeden gittik ve her toplantıdan son derece yararlandık. Oktay Abi’nin dikkatimi çeken bir başka yönü de koyu bir Beşiktaşlı olmasıdır.O bütün insanları hiç ayırmadan seven yüreğinde Beşiktaş Spor Kulübüne o kadar büyük bir yer ayırmıştı ki şaşırmamak mümkün değil bir çok kez Kadıköy’de bulunan Beşiktaşlılar Lokaline bizi çağırmıştır.Orada Beşiktaşlı olmanın bütün coşkusunu onda görmek mümkün olmuştur.Beşiktaş’ın Kongre delegesi olan Oktay Abi’nin ölümü Beşiktaş camiası içinde büyük kayıptır.Bu Beşiktaş sevgisine rağmen Konya Spor’a da büyük ilgi göstermiş Konya Spor’un bütün maçlarını,Kongrelerinin takipçisi olmuştur.Konya Spor’un Konyalılar derneği camiasında tanınması ve samimi ilişkiler kurulmasında Mustafa Dinç arkadaşımızın unutulmayacak insan üstü gayretleri fedakarlıkları vardır.

Oktay Abinin Konya Spora yakınlığında da Mustafa Dinç ‘in büyük katkısı vardır.Mustafa ile her görüşmelerinde Konya Sporu çoşku ile anmalarından çok etkilendiğimi burada ifade etmeden geçemem. Hayat dümdüz bir çizgi olsaydı veya insanlar düşündükleri gibi yaşayabilseydi,Memleketlerini kendileri seçebilselerdi,analarını babalarını kendileri seçebilselerdi, hatta boylarını göz renklerini kaderini kendileri seçebilselerdi dünya çok farklı olurdu iyi ve kötü sırt sırta ayrılmaz ikiz kardeş gibi hayatımızı irademizin dışında hep etkilemiştir.Hayatın oluşu veya kuralları maalesef buna uygun değildir. İşte bu hayatın içinde Oktay Abi ile yan yana olduğumuz günlerde oldu,karşı karşıya olduğumuz günlerde oldu buna rağmen ,saygı sınırını hiç aşmadan ve hiç birbirimizi kırmadan 90’lı yılları yaşayıp geçtik. İsa Balay arkadaşımızın anıların da o iki dernekli dönemde ve derneklerin birleştirildiği dönemde Oktay Abi’ye birçok kez gittim ikili görüşmeler yaptım derneklerin birleştirilmesi ön hazırlıkları, birleşme fikrin oluşmasını onunla paylaşarak hazırladık.Bu dönem de İsmet Sarıbudak,Akif Bakdemir’de derneklerin birleşmesinde fikri olarak katkıda bulundu.Daha sonra 1988 yılında kurulan Konya İli ve İlçeleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma derneğinden İsa Bolay,Mustafa Dinç,Ali Nalcacı görüşme ekibi olarak seçildi,karşı taraf olan ve 1994 yılında kurulan Konyalılar Birliği Derneği (Bu and.tescil edilmemiştir.)adına Mehmet Okay Özaydın, Kudret Fikirli, Tuncay Bilge Birleşme çalışmalarını yürütmek için seçilmişlerdir.Bu çalışmalara katılan her iki dernek temsilcileri de Konya İli ve İlçeleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile geçmişte yakın temasları olmuş kişilerdi ve saygı duyduğumuz güvendiğimiz hemşerilerimizdi. Ama Oktay Abi Konyalılar Birliği Derneği adına hareket eden ekibin başındaydı ve Oktay Abi siyasette deneyimli, Müzakere yapmada usta, iyi yetişmiş çalışkan ve ileriyi gören Lider vasıflı bir kişi idi ve müzekkereleri kendi inisiyatifine almayı başardı ve bu iki derneğin Konyalılar Birliği Derneğinde birleşmesini sağladı bu başarı Oktay Abinin Liderliğinde sağlanan bir başarıdır. Bu Kongrede 8. kişi Konya ve İlçeleri Sosyal Yardımlaşma derneğinden 8 kişi’de Konyalılar Birliği Derneğinden olmak üzere 16 kişiden oluşan dernek yönetimi ve (1) kişi Konyalılar Birliği Derneğinden başkan seçilmiş sureti ile yönetim 17 kişiden oluşmuştur. Oktay Abi bu dönemde başkan yardımcılığı görevi yürütmüştür. Bu dönemde de Oktay Abi her iki tarafın denge unsuru olmuş, Bayram Abi’nin sert tutumunu dengeleme cesareti gösteren ve tarafların uzlaşmasını sağlayan tek kişi olmuştur.

Bütün bunlar Oktay Abi’nin görmüş olduğu eğitim , aile kültürü ve siyasi deneyiminin yoğun olmasının bir sonucudur. Aslında Oktay Abi siyasette kalma imkanını yakalamış olsa idi bu meziyetleri ile çok önemli hizmetlerde imzası olan bir önder olabilirdi.

Oktay Abi’yi anarken onun insan sevgisini ön plana çıkaran çalışkan ve dürüst siyasi yönünü vurgulamadan geçmek doğru olmaz. Oktay Abi hiçbir zaman kariyerist olmadığını ekibine her zaman sadık olduğunu geçmişte yaşadığımız ancak birkaç kişinin bildiği anımı anlatmak isterim. Derneklerin Birleşme Kongresi; Oktay Abi başta olmak üzere müzakere grubunun başarısının bir sonucu olarak Başarılı denilecek şekilde ile tamamlanmıştı. Ancak asıl bu dernek için iktidar kavgası olacağı kesindi,ilerisi için iddialı olacağını tahmin edildiği için bana yönetimde bir görev verilmedi.Konya İli ve İlçeleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma derneğinden gelen 8 kişi iddialı olmayacaklarını düşündükleri arkadaşlarımıza pasif görevler verildi. Oktay Abi o dönemde biraz geri palanda kalarak tarafsız bir politika izledi bunun sebebini tahlil etmek biraz zor. Bayram Abi dernekçilikte her ne kadar çok eski ve aktif ise de,Bende 1988’den bu yana aktif dernekçilik yapıyordum ve İstanbul’da yaşayan bir çok kişiyi Konya etkinliklerine ben çağırmış tanışmalarına vesile olmuştum, insanlarda güven oluşturmuştum, bu avantajımı kullanarak derneğe 100’den fazla üye kaydı yaptırmayı başardım. Bu konuda benimle yarışamayacaklarını anlayan yönetim benim yokluğumda, yaptıkları bir yönetim kurulu toplantısında derneğe üye olan her kişinin …TL üye giriş,aidat …..TL’de üye giriş bağışı ödemesi gerektiğini, aksi taktirde üyeliklerinin kabul edilmeyeceğine dair bir Yönetim Kurulu kararı almışlar ve bana bunu tebliğ ettiler.Bu yönetim demokratik olmadığı gibi Adil’de değildi Oktay Abi’ye, Süleyman Temel’e ,Kudret Fikirli’ye bunun sebebini Hiçbir zaman sormadım. Ama bu kararı alanları adil bulmadığımı söyledim.Bayram Camcı ile bunu tartıştık “Bir yarıştır. Kazanmak için yaptık”dedi. Olağan genel kurul yaklaşmıştı,Biz yeni bir yönetim oluşmasını istiyorduk. Yönetime hakim olan grupta bizim varlığımızdan rahatsızlık duyuyordu. Genel kurul çalışmaları başladığında Mustafa Dinç ile birlikte birçok arkadaşın önerisi Oktay Abi’ye gittik, bazı rahatsızlıklarımızı dile getirdik,bize görev verilmediğini arkadaşlarımızı üye yapmadıklarını dile getirdik.Oktay Abi haklı olduğumuzu söyledi, bunun üzerine ona başkan adayımız olmasını önerdik.Fakat Oktay Abi,Bayram ABİ ile yola çıktığını onun ekibini asla terk etmeyeceğini, Bayram Abi’nin onayı olmadan asla başkan adayı olmayacağını,Yönetimde bulunup bulunmayacağını da bilmediğini söyledi. Bu görüşmeden sonra biz eski dernekten gelen arkadaşlarla çok güzel bir çalışma yaptık,Listemizi yaptık, üyeler ile görüşmelerimizi tamamladık.Mehmet Özsandıkçı’nın yer almadığı listede benim başkan adaylığımda Kadıköy Deniz İşletmeleri Müdürlüğü Lokalinde yapılan Kongreye katıldık ve Listemizi sunarak yönetime aday olduk.

Bu Genel Kurulu Bayram Camcı,Okytay Abi’nin azmi,çalışmaları ve siyasi deneyimi ve hemşerilerimiz üzerindeki etkinliği sayesinde kazandı. Oktay Abi büyük bir gayret göstererek kendileri için kaybedilmesi, bizim için kazanılması olasılığı olan genel kurulu Bayram Camcı lehine değiştiren iradeyi ve başarıyı göstermiştir, Oktay Abi seçim salonunu hakimiyeti altına almayı başaran kişi olduğunu o kongrede göstermiş, tuttuğunu koparan kişiliğini o kongrede ortaya koyarak kararlı bir lider olduğunu orada kanıtlanmıştır. Konuşmalarındaki kesinliği ve sıcaklığı ile salonu kendi lehine kilitlemiş.Bayram Camcı’nın sonu kırıcı konuşması ile lehte dönen havayı dağıtmış yerinde müdahaleleri ile hiç oturmadan, kongre boyunca bir deli fişek gibi davranarak seçimleri kazanmıştır. O gördüğüm M.OKTAY ÖZAYDIN siyasette devam etmiş olsaydı mutlaka Türkiye çok şey kazanacaktı.Ancak Türkiye için kaybedileni Konyalılar kazandı. Oktay Abi’nin gayretli çalışmaları ile bir Vakıf birde Vakıf Binası kazandı, yaşasa idi daha büyük eserler kazandıracağı muhakkaktı. Oktay Abi’yi kızımın düğününe çağırmıştım sağ olsun kırmadı geldi, her derneğin davetin de her hemşerilerimizin özel gününde istisnasız Oktay Abi’yi görürdüm. Camiamızda öylesine bir yer edinmişti ki ölümü zamansız oldu.

Ruhun Şad olsun Hemşehrim yaptıkların için sana minnettarız.Yattığın yerde Cennet Mekanın olsun.Sen hep eserlerin ile anılarımızla, gönlümüzde yaşayacaksın Oktay Abi!

Av.Nebi ZENGİNLİ

 


 AŞAĞIDAKİ YAZILAR KONYA MAARİF KOLEJİ YAZIŞMA GRUBUNDAN ALINMIŞTIR.


 

Oktay abiyle anılar

 

Bundan 5 sene önceydi, Haziran ayında Oktay abi, 3 arkadaşı ve ben Karadeniz seyahatine çıktık. Trabzon havaalanından araba kiraladık, içimizden biri OF’luydu. O mihmandarlık edecekti. Çok yeri gezdik. Rize’nin İkizdere ilçesinde bir dostunun mezarını ziyaret etmek istemişti. İkizdere’ye Cuma günü vardık, namaza zor yetiştik, çıkışta herkes etrafımızı sardı, “Başkan hoş geldin” diye. Oktay abi 90’lı yıllarda birkaç dönem siyasette Kadıköy ilçe Başkanlığı yapmıştı. Karadenizliler yazın İstanbul’dan memleketlerine gelirlermiş. Sanki en yakın, en sevdikleri akrabaları gelmiş gibi kimse bizi bırakmak istemiyordu. Aynı seyahatte Artvin’e de uğradık, orada 40 sene önce askerlik yapmıştı. Orda da 80 yaşına gelmiş diş teknisyenini bulduk, bize Deriner barajını gezdirdi, başka tanıdıkları da vardı, kalabilseydik bir hafta bizi misafir edeceklerdi.

 

Benim babam da herkesin yardımına koşardı. Gençliğinde anneme İbrahim bey tarikattan demişler. Ne tarikatı deyince, “Kendine Eziyet tarikatı” diye cevap vermişler. Ben bunu Oktay abiye sen de öylesin diye anlatmıştım, O da “ben de İbrahim amcanın tarikatındanım” derdi.

 

Yurdun çeşitli yerlerinden cenazeye gelenler olmuştu. Bazıları uzak yerlerden gelenlere hayret ettiler, ama ben uzak yerlerden gelen o arkadaşlarının  bazılarının ameliyatları için yer bulduğunu, kendi arabasıyla hastaneye götürdüğünü, her gün arayıp ziyaret ettiğini biliyorum. Hiç kimseyi incitmezdi, dünyaya gönül almaya , gönüller yapmaya gelmişti.

 

Bizler onu seviyorduk ama  ölümünü hiç aklımıza getirmemiştik, bütün yakınları nasıl olsa Oktay var, cenazemizi kaldırır diye düşünüyordu. Onu süperman olarak görüyorduk herhalde. Kardeşim, “antrenör en iyi futbolcusunu maç bitmeden oyundan alır, seyirciye alkışlatırmış” dedi. Hikmetinden sual olmaz ama herhalde Allahü Teala da yaşarken yeterince alkışlayamadığımız Oktay abiyi bizden aldı. Mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. 

 

Yukarıdaki yazıyı Oktay abinin vefatından bir iki gün sonra Konyalılar Vakfının web sitesi için yazmıştım. Yazının bir kelimesine bile dokunamadım.  Sonradan daha fazla anı yazayım diye düşündüm, fakat  hafızam çok zayıf olduğu için aklıma da fazla bir şey gelmedi. Eşimle (Oktay abinin kızkardeşi) konuştum. Onun hatırlattıklarından bir defa daha anladım ki, o her ihtiyacımız olduğunda yanımızdaymış. Gülay’la evlendiğimizde askerlik yaptığım Gölcük’e gitmiştik. Gölcük’ten İstanbul’a taşınırken, kızlarımızın doğumlarında, velhasıl hep yanımızdaymış. Büyük kızımızın doğumunda hastaneye gittik, doktor bir süre bekledi daha sonra kordon dolanmış, sezaryen yapacağız dedi. Gülay’ı ameliyathaneye aldılar ben kapıda bekledim, bir müddet sonra bir hastayı baygın ameliyattan çıkardılar, ben Gülay diye sedyenin peşine takıldım gidiyorum, epey yol aldık baktım bir adam da aynı sedyeyi takip ediyor, adama, “Sizin eşiniz mi?” diye sordum, O evet deyince sedyenin peşini bıraktım. Meğerse Oktay abi de arkamdan “Nejat, Gülay değil o” diyormuş ama ben duymuyormuşum. 

 

1985 yılına kadar Tersanede çalıştıktan sonra Genel Müdürlükte, Teknik Hizmetler Daire Başkanlığına tayin oldum. Bağlı olduğum Genel Müdür Muavini Nurettin beyle yaklaşık 12 sene çalıştım. Çalışma arkadaşlarım ve amirim hepsi çok iyi insanlardı. Nurettin bey, bütün İşletmenin yükünü çeken çok güçlü bir lokomotif gibiydi. Hiç kimseyi kırmaz, çay söylemek için müstahdemi çağırdığında, “Beyefendi bize iki çay getirir misin?” derdi. Evde de çalışır, herkes çözümü zor işleri ona yüklemek ister, o da ilave bir vagonu daha çekmekten rahatsız olmazdı. Hepimiz babasına kapris yapan çocuklar gibi zaman zaman Nurettin beyi üzmüşüzdür. O ise kimsenin kalbini kırmazdı, sanki yaptığımız işi bedava olarak onun için yapıyorduk, işin sahibi oydu. Vefatında bütün İşletme bir gemiye isminin verilmesi için Yönetim Kuruluna dilekçe yazdık. Dilekçe işini ben organize ediyordum, dilekçeyi gönderdiğim pek çok arkadaştan telefon geldi, gözyaşlarım dilekçeyi ıslattı diye. Ölümünden sonra kıymetini daha iyi anlamıştık.

 

Oktay abi de yapılmakta olan bütün işlerin sahibiydi sanki ve herkes ona kapris yapardı.  Kapris işinde istisna olduğunu iddia eden var mıdır,  bilmem ama onlar da belki benim gibi hafızası zayıf olanlardır. Onun vazifesi ise: kimseye kırılmadan herkesin sevgisini kazanarak hedefe doğru yol almaktı. Tabii beraber yola çıktığı arkadaşları hep değerli insanlardı. Belki de çok güçlü bir lokomotif yükleri çekince insanlar rehavete kapılıyorlar. Bu durum psikoloji biliminin izahına muhtaç bir mesele. Tabii bu ailenin işlerinin hallinde de aynıydı, o hiç şikayetçi olmadan bütün işleri halletmek için uğraştığı için, onun doğal vazifesini diye düşünürdük herhalde.

 

Siyasette beraber olduğu arkadaşları onun siyaseti çok iyi bildiğini, bu özelliğinin Süleyman Demirel ve Hüsamettin Cindoruk tarafından da çok takdir edildiğini anlatırlar. Siyasetle uğraşırken de, kendi mesleğinde de; dürüstlük, kalite, bilgi, hoşgörü ve çalışkanlık özellikleriyle hep ön planda olmuştu. Bu mücadelelerinde zannedilmesin ki her zaman nazikti. Karşısındaki kötü niyetli ve haksızsa sonuna kadar en sert şekilde mücadele eder, geri çekilmezdi. İlçe Başkanı olduğu parti muhalefetteyken parti yürüyüşü yapıyorlarmış, iktidar partisinin ilçe merkezinin olduğu ana caddede polis durdurmuş, geçemezsiniz diye. O, polisle öyle bir mücadele etmiş ki neticede caddeden geçmişler. Bunu gören ve Oktay abiyi tanıyan sınıf arkadaşım anlatmıştı. Çok kibar insan gitmiş yerine her şeyi göze alan bambaşka bir insan gelmiş. Partisi iktidara geldikten sonra kendi partisinde de muhalefete düşmüştü. Şahsi menfaat peşinde koşmadığı için inandıklarını hep dillendirirdi. 

 

Benim iş ve üniversite sınıf arkadaşlarımdan pek çoğu onun sayesinde diş hekimi korkusunu yenmişlerdi. Eli hafif ve çok çabuktu. Herkesin bir saatte yaptığı herhangi bir işi o, yarım saatte bitirirdi. Konyalıca tabirle “evtikti”.

 

Üniversiteye İstanbul’a geldiğinde ailesi Kadıköy Rıhtım’da bir evde kalıyormuş. Evin olduğu sokakta Yoncaspor diye bir futbol derneği kurmuş, Yoncaspor uzun yıllar İstanbul amatör kümede oynamıştı. 

 

Hayatının her döneminde sivil toplum kuruluşlarında  çalışmıştı.  Diş hekimliği her an cerrahlık yapmak zorunda kalınan zor bir meslek. Hem kendi işini yapar, hem de gönül verdiği işleri aksatmazdı. Babasının deyimiyle “aylak vatandaşlık” işlerini. Toplumda dernekçilik ve siyaset, işi olmayan insanların vakit geçirecekleri meşgaleler olarak görüldüğü için aylak vatandaşlık deniyordu herhalde. Babası aylak vatandaşlık demesine rağmen annesine karşı onu müdafaa eder, “Kumar mı oynuyor, hovardalık mı yapıyor, bırakın çalışsın” derdi.  Çalıştığı yerlerde de bilgisi, çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle ya başkan olmuş veya tuttuğu futbol kulübünün ve görev aldığı siyasi partinin başkanlarının saygı gösterdiği ve fikir danıştığı kimse olmuştu.

 

2012 yılında beraber hacca gittik. Şimdi diyorum ki ‘Hacca çağrılmıştı’. Hacda da Diyanetin hocaları Oktay abiye çok itibar ettiler. Kadıköy Müftülüğündeki yetkililer bizim grubun hocalarına :  Kadıköy’deki camilerimizin bütün sorunlarıyla ilgilenir, çözer, yardım eder demişler. Haydarpaşa Camii Yaptırma Derneğinin Başkanı rahmetli Hüseyin amca öğleden sonraları Oktay abiye gelir, sıkıntılarını anlatır, yardım isterdi. Oktay abinin Cami’nin inşaatı için defalarca Ankara’ya gittiğini bilirim. Aynı şekilde İskele Camisinin sorunları için de çok çalışmıştır. Kendisinin uzmanlığı dışında olan işler için de ilgilisini bulur, işin tamamlanmasını sağlardı. Zaten yapmak istediği her işte  güvendiği bir çok kişiye danışır veya fikrini alır sonra kararını verirdi. Hacda da duaları kabul oldu;  döndükten bir müddet  sonra ilk torununu gördü,  ikinci torununun haberini aldı, Vakıf binasının çok zor problemleri çözüldü, düzlüğe çıkıldı.  O,  modern zaman eyliyasıydı; ‘Aktivist Evliya’. 

 

Çocukları da çok severdi, tabii çocuklar da onu. Vefat ettiğinde torunum 5,5 yaşındaydı. O da çok üzüldü. Anladığım kadarıyla kendi yaşıtları da dahil ölüm konusunu çok kişiyle konuşmuş. Dayısının ölümünden iki, üç hafta sonra Moda’da akşamüzeri beraber yürürken gökyüzüne bakarak  bana, “Dede, onu gördüm yukardan benimle konuştu” dedi. “Kimi gördün?” dedim, “Dayımı gördüm” dedi. “Ne söyledi” diye sordum; “O, iyi yerdeymiş, kötü yeri de görmüş ama kendisi iyi yerdeymiş” dedi. Çok şaşırmış olmalıyım ki beni üzmemek için bir müddet sonra “Şaka şaka, onu kimse göremez” dedi.

 

Zaman zaman dayısını çok özlediğini söyler. Hepimiz özlüyoruz, beş buçuk yaşındaki çocuk bizim dile getiremediğimiz duygularımızı ifade ediyor.

 

 

NECAT AŞCIGİL


 

OKTAY

1957 yılındaydı Oktay’la Konya Maarif Koleji’nde buluşmamız. Ben okula bir yıl önce girmiştim. Onun ailesi Konya’daydı ama o da yatılıydı. Yüz öğrenci yatılı okuyorduk.Yirmi dört saat beraberdik. Birlikte yemek yiyor, birlikte ders çalışıyor, birlikte uyuyor, birlikte büyüyorduk. Birbirimize derdimizi anlatıyor; derdimizi, sıkıntımızı paylaşıyorduk. O okulda çocukluktan gençliğe geçiş dönemimizi birlikte yaşadık; arkadaştan öte kardeş gibi olduk. Oktay’ı o günlerden iyiliksever, mert ve haksızlıklara karşı savaşan bir arkadaş olarak hatırlarım.

 

1963 yılında mezun olup, Konya’dan ayrıldım. Oktay’la yeniden karşılaşmamız 1990’lı yıllarda oldu. Yani araya aşağı yukarı otuz yıllık bir süreç girmişti ama yeniden karşılaştığımızda aradan geçen otuz yılın kardeşlik bağlarımızı hiç de gevşetmediğini  ördük. Benden bir iki ufak ricası oldu, duraksamadan yerine getirdim. Bana derneğe girmemi teklif etti, yine tereddütsüz kabul ettim. Aradan geçen yılların, okulun daracık kaldırımında yumruk kadar topun peşinde koşan, gömleği, kravatı bir yana  aymış o çocuk Oktay’a nasıl bir mükemmel kişilik kazandırdığını gördüm ve hayran oldum. Bu gözlemlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

 

- Yönetim kurulu üyesi olduğumda Oktay Dernek başkanıydı, sonra Vakfın başkanı oldu. Çalışmalarımızda yaşanan fikir ayrılıklarını, sabırla ve kimsenin kalbini kırmadan çözüyordu. Vakıf Başkanı olduktan sonra da, hafta tatili falan demeden, ilçe derneklerinin tüm davetlerine katıldı. Çoğu davette, benim yerime Derneği de o temsil etti. Dürüsttü ve sevgi dolu bir insandı Oktay.

 

- İhtiyacı olan her insanın yardımına koşuyordu. Yardım ederken, bir elinin verdiğini öbür eli görmüyor, bilmiyordu. İnsanların gururunun incinmemesi için yaptıklarını açığa vurmuyordu. Öğrenci burslarının temininde, ben dernek başkanıyken, benden önde koşuyordu. Oktay inanılmaz ölçüde yardım seven bir insandı.

 

- Kafasına koyduğu işlerin üstesinden gelebilmek için müthiş bir mücadele azmi vardı. Âdeta tükenmeyen bir enerjiye sahipti. Bu binanın arsasını temin ederken, arsanın imar durumunda yaşanan pürüzleri çözerken, neredeyse yirmi dört saat Büyükşehir ve Bakırköy Belediyelerinin önünde yatıp kalktı. Binanın inşaatı başladıktan sonra yaşanan finansman güçlüklerini aşmak için çalmadık kapı bırakmadı. Gerçek bir mücadele adamıydı.

 

- Farklı fikirleri inanılmaz bir sabırla dinler, tartıştırır; sonunda ortaya oybirliğiyle alınan kararlar çıkarırdı. Binanın arsası alındıktan sonra dernek ve vakıf olarak birlikte toplanmayı, gücümüzü birleştirmeyi teklif etmişti. Bina tamamlanıncaya kadar bu  rensibi uyguladık ve zamanla Oktay’ın bu öngörüsünün isabetine tanık olduk. İleriyi gören bir liderdi o.

 

- Zorluklardan hiç yılmadı ve hep mücadele etti. Zorluklara dayanma gücü sonsuzdu. Metin bir adamdı Oktay.

 

- Çalışmalarında elde ettiği başarıların hiçbirini sahiplenmedi. Hep paylaşmacı oldu. Emeğinin bir nişanesi olarak, bu binanın bir katına adını vermek istediğimizde, buna nasıl karşı çıktığını içim titreyerek anımsarım. O gece evimize dönerken hala itiraz ediyordu. Böylesine tevazu sahibi bir insandı Oktay.

 

- Çocuklarına ve ailesine çok düşkündü. O kadar işinin arasında ailesini hiç ihmal etmedi. Sevgili Semiha’ya, Cem’e, Nazlı’ya ve Merve’ye hiç kıyamazdı. Torun sahibi olduğu gün dünyanın en mutlu insanıydı. İdeal bir aile babasıydı Oktay.

 

- Sevgi doluydu, sevgide birleştiriciydi. Üç kardeşin anneleriyle birlikte oturduğu apartmanın inşaat iznini alırken verdiği mücadeleyi bir keresinde kendisinden dinlemiştim. Annesinin ve kardeşlerinin, hiçbirimize nasip olmayan, aynı apartmanda oturmalarını sağlayan insandır. Her sabah işe giderken ve işten döndüğünde annesinin elini öper ve hayır duasını alırdı. Örnek bir ağabey, örnek bir evlattı.

 

- Sadece ailesine değil tüm arkadaşlarına sevgiyle kucak açardı. Her Çarşamba beni evimden alır, Yeşilköy’deki binaya getirir, akşam evime bırakırdı. Her gün mutlaka telefonla arardı. Sabah çalan telefonlara, “Oktay’dır” diye koşardım. Sevgisi sınırsız bir arkadaştı.

 

- Beklenmedik bir zamanda bizi terk etti. Bundan sonra “Oktay’dır” diye koşacağım telefonlar olmayacak. Bana elli yedi sene arkadaşın olma onurunu verdin ya Oktay; sana binlerce teşekkür...

 

Huzur içinde uyu dostum.

 

HASAN ESKİL / İstanbul, 25 Mart 2014


 

Kardeşlerim,

 

 

1990 da İstanbul’a geldim. Firma da Konya kökenli olunca doğal olarak İstanbul’daki Konya’lılarla bir diyalog başladı. Bir süre sonra Konya’lılar Derneğine üye olduk. İlk kongrede de yönetime girdik. Bu arada öğrendik ki İstanbul’da bir dernek daha var. Başkanı da rahmetli Bayram Camcı. Bizim başkan da Mehmet Özsandıkçı. Konya’lılar normalde bir araya gelemezler, bir de 2 tane dernek var. Aktiviteler yapıyoruz ayrı ayrı, olmuyor. İnsanlar da arada kalıyorlar. Bizim merkez Mecidiyeköy’de, öbür dernek Kadıköy’de. Uzatmayayım, bir süreç başlattık. Bu 2 derneği birleştirelim, Konya’lılar da iki dernek arasında kalmasınlar dedik. İki taraftan da birer ekip oluşturuldu ve müzakereler! başladı. Bizim ekip ben, Mustafa Dinç, Ali Nalçacı ve öbür ekip Tuncay Bilge, Kudret Fikirli ve OKTAY ÖZAYDIN. Ben Oktay abiyi bu müzakerelerin ilk toplantısında tanıdım. Tanışma faslı bitti çaylar içiliyor, Oktay abi “arkadaşlar İsa maarif kolejliymiş, en ufak itirazında döverim ben bunu” dedi “sonra bana dönüp ”öyle değil mi?” dedi. Ben de tüm ciddiyetimle “aynen öyle abi” dedim. Tabii kolej disiplinini , abi-kardeş geleneğini bilmeyen diğer arkadaşlar bizi hayretle izlediler. Onların şaşkın bakışları arasında kalktık, kucaklaştık. İşte ben OKTAY ÖZAYDIN’la böyle tanıştım.

 

 

O birleşme toplantıları epeyce sürdü. Detaylarda anlaştık. Yasal zorunluluklar nedeniyle bizim derneği fesh edip, aynı kongrede öbür derneğe iltihak edeceğiz, tamam da başkan kim olacak? Bizim ekiple ve üyelerle görüştük , ortak karar şu oldu ; OKTAY ÖZAYDIN başkan olursa birleşmeye evet , Bayram Camcı olursa hayır. Öbür dernekten olduğu halde OKTAY abinin beyefendiliği, olgunluğu o kadar etkilemiştiki bizim ekibi. Fakat OKTAY abiye kabul ettiremedik. Dernekler birleşti, Bayram abi başkan oldu, biz de bir daha yönetime falan girmedik. Ama daha sonraları OKTAY abi başkan oldu ve biz kendisine açık çek verdik, “abi bizden ne gibi bir yardım, hizmet istersen emrindeyiz” dedik. Gerçekten de ne zaman çağırsa gittik.

 

 

 

Yeşilköy’deki arsanın alınmasında büyük emeği geçti. Elbette pek çok hemşerimiz çalıştı ama en çok O. Sonra proje, ruhsat ve inşaat aşamaları geldi. Konsept projeyi Halis Aydıntaşbaş abimiz yaptı. Bizde uygulama projelerini yaptık ve belediye aşamalarını takip ettik. Gerek bu aşamada gerekse inşaat aşamasında hep koşturan, yorulan ama bıkmayan, OKTAY abiydi. O ve yakın Konyalı dostları ki bunların biri de sevgili Hasan Eskil abimizdir ,ne yaptılar ettiler o binayı bitirdiler. İstanbul’da başka hiçbir il, ilçe derneğinde olmayan bir binayı İstanbul’daki Konya’lılara kazandıranların başında OKTAY ÖZAYDIN gelir. Bir araya sık gelemesek de irtibatımız hep devam etti. En son 2-3 ay kadar önce bir konu için aradı ve bu sesini son duyuşum oldu.

 

 

Hasan abinin OKTAY yoğun bakımda diyen mailini aldığımda  yıkıldım. Kutay abiyi her arayışımda bir umut kıvılcımı duymak istedim, ama olmadı. Dün bir beyefendiyi yolcu ettik Şakirin Camiinden. Kalabalık da O’na yakıştı. Haklarımız yerden göğe kadar helal olsun, kabri nur mekanı cennet olsun.

 

 

İSA BOLAY


 

 

 

 2020-2021 EĞİTİM/ÖĞRETİM YILI 

ÖĞRENCİ BURSU BAŞVURU DUYURUSU

 

 Başvuru Ekranına Geçmek İçin Lütfen Tıklayınız

 

1) İSTANBUL’DA LİSANS EĞİTİMİNE HAK KAZANMIŞ, KONYA NÜFUSUNA KAYITLI, AİLESİ İSTANBUL’DA İKAMET ETMEYEN VE MADDİ DESTEĞE İHTİYACI OLAN ÖĞRENCİLER BURS BAŞVURUSUNDA BULUNABİLİR.

 

 

2) BURS BAŞVURULARI; 01 EYLÜL 2020 - 30 EYLÜL 2020 TARİHLERİ ARASINDA, WEB SİTESİNDE BİLDİRİLECEK OLAN BAĞLANTIDAN ERİŞİLECEK BAŞVURU FORMU ARACILIĞI İLE YAPILACAKTIR. AŞAĞIDA İSTENEN TÜM BELGELER BAŞVURU YAPILAN TARİHTEN EN FAZLA 30 GÜN ESKİ TARİHLİ OLABİLİR. https://goo.gl/JVzQR2

 

 

3) BURS TALEPLERİNDE AŞAĞIDAKİ BELGELER ARANMAKTADIR:

 

EK-1.   EĞİTİM BURSU MÜRACAAT FORMU

 

EK-2.   ÖĞRENCİ BELGESİ (E-DEVLET ÜZERİNDEN)

 

EK-3.   ADLİ SİCİL KAYDI (E-DEVLET ÜZERİNDEN)

 

EK-4.   NÜFUS KAYIT ÖRNEĞİ (E-DEVLET ÜZERİNDEN NÜFUS AİLE, VUKUATLI SEÇENEĞİ İLE. TÜM AİLE ÜYELERİNİ GÖSTERİR ŞEKİLDE AİLE REİSİ TEMİN EDEBİLİYOR)

 

EK-5.   YERLEŞİM YERİ BELGESİ (E-DEVLET ÜZERİNDEN) (YERLEŞİM YERİ İSTANBUL OLAN ADAYLAR AYRICA AİLESİNE AİT YERLEŞİM YERİ BELGELERİNİ DE E-DEVLET ÜZERİNDEN TEMİN EDİP SİSTEME YÜKLEYECEKTİR)

 

EK-6.   YURTTA KALANLARDAN YURT MÜDÜRLÜĞÜNDEN ALINACAK BELGE

 

EK-7.   BABA VE/VEYA ANNE’NİN GELİRİNE İLİŞKİN BELGELER

 

EK-8.   VESİKALIK FOTOĞRAF

 

EK-9.   İHTİYAÇ DURUMUNU ANLATAN DİLEKÇE (WORD DOSYASI HALİNDE)

 

EK-10.ARA SINIFLAR İÇİN TRANSKRİPT (BARKODLU, DOĞRULANABİLİR) (ALINAN EĞİTİM PROGRAMININ DERSLERİNDE BAŞARISIZ DERSİ OLMAYIP BİR ÜST SINIFA GEÇMEYE HAK KAZANAN VEYA GENEL BAŞARI ORTALAMASI 4 ÜZERİNDEN EN AZ 2.5 (100 ÜZERİNDEN EN AZ 60) OLUP 1’DEN FAZLA BAŞARISIZ DERSİ OLMAYANLAR BURSA MÜRACAAT EDEBİLİR.)

 

 

(İSTENEN BELGELERDEN: EK-1, EK-6,  EK-7 VE EK-9 ELEKTRONİK ORTAMDA İLETİLMESİNE İLAVE OLARAK, ISLAK İMZALI ASILLARI VE EK-8’İ VAKIF BİNASINDAKİ KONYALILAR DERNEĞİ’NE GETİRİLECEK VEYA POSTA İLE GÖNDERİLECEKTİR. KALANBELGENİN ELEKTRONİK ORTAMDAN İLETİLMESİ YETERLİDİR.)

 

 

 

4) YAPILACAK İLK DEĞERLENDİRME SONUCUNA GÖRE BURS ALMAYA HAK KAZANAN ÖĞRENCİLERDEN VİCDANİ YÜKÜMLÜLÜK BELGESİ (EK-VYB) VE BURSİYER TAAHHÜTNAMESİ (EK-BT) İMZALANMASI İSTENECEKTİR. VİCDANİ YÜKÜMLÜLÜK BELGESİ İLE ÖĞRENCİ, YETERLİ MADDİ İMKÂNLARA KAVUŞTUKTAN SONRA, KENDİSİ GİBİ BİR ÖĞRENCİNİN YETİŞMESİ İÇİN KONYALILAR DERNEĞİ ARACILIĞI İLE BURS VERMEYİ VİCDANİ BİR SORUMLULUK OLARAK KABUL EDECEKTİR.

 

 

5) HALEN BURS ALAN ÖĞRENCİLERDEN İSTENEN BELGELER: TRANSKRİPT (BARKODLU, DOĞRULANABİLİR) (ALINAN EĞİTİM PROGRAMININ DERSLERİNDE BAŞARISIZ DERSİ OLMAYIP BİR ÜST SINIFA GEÇMEYE HAK KAZANAN VEYA GENEL BAŞARI ORTALAMASI 4 ÜZERİNDEN EN AZ 2.5 (100 ÜZERİNDEN EN AZ 60) OLUP 1’DEN FAZLA BAŞARISIZ DERSİ OLMAYANLARIN BURSU DEVAM EDECEKTİR.)

 

 

EKLER
EK-1 EĞİTİM BURSU MÜRACAAT FORMU (İNDİR)

EK-2 ÖĞRENCİ BELGESİ (ÖRNEK1 & ÖRNEK2)

EK-3 ADLİ SİCİL KAYDI (ÖRNEK)

EK-4 NÜFUS KAYIT ÖRNEĞİ (ÖRNEK)

EK-5 YERLEŞİM YERİ BELGESİ (ÖRNEK)

EK-6 YURT BELGESİ (ÖRNEK)

EK-7 BABA/ANNE GELİR BELGELERİ (ÖRNEK1 & ÖRNEK2 & ÖRNEK3 & ÖRNEK4)

EK-8 VESİKALIK FOTOĞRAF (ÖRNEK)

EK-9 DİLEKÇE (ÖRNEK)

 

 

BURSİYERLİĞİ KESİNLEŞEN ÖĞRENCİLERİMİZİN İMZALAYACAĞI BELGELERE GÖZ ATMAK İÇİN: EK-BT / EK-VYB

 

Başvuru Ekranına Geçmek İçin Lütfen Tıklayınız

 

İstanbul Konyalılar Vakfı 8.5.2007 tarihinde Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile kurulmuş ve bu karar, 11.6.2007 tarih ve 26549 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.Vakfedenler : Mustafa Birim, Hüseyin Birim, Nilgün Birim, Mücella Birim, Mustafa Yavuz, Hasan Birim, Şerife Şeyma Yavuz, Kutlu Asena Kayhan, Ömer Rıza Argıt, Osman Murat Argıt, Hatice Afife Gücüyener, Ayşe Feyza Argıt, Fatma Zehra Doğrul, Saliha Berrak Argıt, Figen Argıt, Mustafa Burak Gücüyener, Mehmet Oktay Özaydın, Mehmet Gökhan Yeşilkaya, Kudret Fikirli, Adil Öngel, Süleyman Temel, Bahri Özdinç, Hikmet Deniz.

 

Vakfın Amacı : İstanbul’da bulunan Konyalıların ekonomik, kültürel ve sosyal yönden gelişimini sağlamak, hemşerileri arasındaki maddi ve manevi dayanışmayı teşvik etmek üzere; milli eğitimin genel amaç ve temel ilkelerine aykırı olmamak üzere, eğitim hizmetlerine katkıda bulunmak, bu anlamda öğrencilere yardım yapmak, öğrenimlerini kolaylaştırabilmek için katkıda bulunmak, hemşerilerinin görgü ve bilgilerini artıracak her türlü teşvik tedbirini almak, Konya’nın tarihini, kültürünü, mahalli örf ve adetlerini araştırmak, geliştirmek, mahalli özellikleri olan tarihi şahsiyetlerin araştırılması tanıtılması için çalışmalar yapmak, gerekli gördüğü amacı doğrultusunda araştırmalar yapmak, yaptırmak, kültür sanat ve bilimsel, teknik ve benzeri konularda kendisini kabul ettirmiş kişilere sahip çıkmak ve bu tür çalışmalara uygun ortamlar hazırlamak, genel olarak Türk Kültürüne ve Konya’nın yerel kültürüne sahip çıkmak ve korumak. Her yıl muhtaç Konyalı öğrencilerden İstanbul’da eğitim görenler öncelikli olmak üzere, vakfın kira gelirlerinin belli bir kısmını burs olarak ayırmak ve dağıtmaktır.

 

Vakfın Organları : Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu, Denetim Kuruludur.

 

YÖNETİM KURULUMUZ

 

BAŞKAN

Mustafa BİRİM

 
 

mustafa brm

 
BAŞKAN YARDIMCISI YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
osman murat argit kudret fkrl sleyman temel  
Osman Murat ARGIT Kudret Fikirli Süleyman TEMEL Ömer ARGIT
  • Derneğimiz 1994 yılında İstanbul ve çevresinde yaşayan Konya’lılar arasında birlik ve beraberliği temin etmek, Konya’nın sosyokültürel varlıklarını ve ekonomisini tanıtmak amacıyla kurulmuştur.
  • İstanbul’daki Konya’lıların dernekçilik geçmişi oldukça eskidir. 1940 lı yıllardan beri bilhassa yüksek öğrenim öğrencilerine yönelik hizmetleri ön plana çıkaran derneklerimiz 1980 yılına kadar faaliyetlerine devam etmişlerdir.
  • Bu dönemlerde en büyük hizmeti veren eski başkanlar Kazım Şenalp ve Merhum Bayram Camcı’nın hizmetleri bugün de şükranla anılmaktadır.
  • 1980 darbesiyle ülke genelinde dernek faaliyetlerine son verilirken, maalesef Konya dernekleri de bundan nasibini aldı.
  • Derneğimizin yeniden kurulması çalışmaları 90’lı yılların ortalarına doğru başladı ve 1994’te gerçekleştirildi. Bugün, İstanbul’daki Konyalıların birlik ve beraberliği için derneğimizle birlikte yirmi üç ilçe ve köy derneği canla başla çalışmaktadır.

Bu amaçla çeşitli etkinlikler yapmaktayız:

- İstanbul’da yüksek öğrenim gören, ihtiyaç sahibi yaklaşık 300 lisans öğrencimize (İstanbul Konyalılar Vakfı ile birlikte) eğitim yardımında bulunuyoruz.
- Aramızdaki birlik ve beraberliği sağlamak amacıyla sosyal etkinlikler gerçekleştiriyoruz.
- Kültürümüzü, örf ve adetlerimizi yaşatmak için çeşitli çalışmalar yapmaktayız.
- Konya’yı tanıtmak için her platformu kullanıyoruz.
- Günün aktüel konularını uzmanlarından dinlemek ve tartışmak amacıyla aylık periyodik konferanslar düzenliyoruz.
- Ortak amacımız Konya’ya ve Konyalıya hizmet etmektir. Bu amaca ulaşmak için elimizden gelen tüm çabayı harcıyoruz.

 

(28/04/2019 13.OLAĞAN GENEL KURUL ve 30/04/2019 YENİ DÖNEM İLK YÖNETİM KURULU TOPLANTISI GÖREVLENDİRME KARARI)

 

 

2019-2021 YILLAR ARASI KURULLARIMIZ

 

 
YÖNETİM & DENETİM KURULU

 


BAŞKAN

KUDRET FİKİRLİ

 

 

BAŞKAN YARDIMCILARI

MUSTAFA SONAY GÜRGEN

HİKMET DENİZ

BAHRİ ÖZDİNÇ

AHMET UĞUR KOÇAK

 

GENEL SEKRETER

CİHAT TOKSÖZ

 

SAYMAN

ALİ GÜVEN

 

YÖNETİM KURULU ÜYELERİ

SÜLEYMAN TEMEL
OSMAN MURAT ARGIT
NİLÜFER GÖZKARA
AHMET TERGAN
MEHMET EMİN İBALI
EYÜP CİĞAL
KERİM YAPAR
HALİL SARIBAŞ


GÜLSÜN İNCİ METERİS
ABDULLAH BALON
AHMET POLAT
MUSTAFA UYGAR KALAYCI
EMİNE ESEROĞLU
MUSTAFA BERKANT GÜNİNDİ
VELİ AYGÜN
MUSTAFA EKEN
MEHMET EKER (03/02/2020 VEFAT)
BAYRAMALİ BÜTÜNER
CEMAL ALPAT
ZEKERİYA ÖLMEZ
ECEM KARGIN
ESRA VARBİL
RÜSTEM SAYAR

 

DENETİM KURULU ÜYELERİ

CEVAT NEVRUZ
BAYRAM GÜZEL
SITKI BEKİR ÖZDİNÇ

EROL TUZLU
ALİ TOPTAŞ
SERKAN AKTAŞ 

 

 

HAYSİYET DİVANI

MUSTAFA BİRİM
HASAN ESKİL
İBRAHİM KUTAY ÖZAYDIN
ÖMER RIZA ARGIT
MEHMET NECAT AŞCIGİL
HÜSEYİN BİRİM
ADİL ÖNGEL

OKTAR YAYLALI
ALİ HAYDAR BÜYÜKBEZİRCİ
AHMET RÜŞTÜ ARGIT
METİN İKİZOĞLU
ÖMER ÖZTÜRK
HALİL İBRAHİM KASAPOĞLU
FATİH GÜSÜN

 

 

 

YÜKSEK DANIŞMA KURULU

ABDULLAH BAŞCI
ABDULLAH TOPAL
ADEM ESEN
ADİL ÖNGEL
ADNAN TANIK
AHMET İYİOLDU
AHMET SERT
ALİ İÇÖZ
ALİ METİN DURUK
ALİ MÜFİT GÜRTUNA
ALİ TALİP ÖZDEMİR
BAHRİ ÖZDİNÇ
EROL KARAKAYA
FARUK ANILSIN
FİKRET SOYDABİRCAN
FİKRİYE BALCI
HALİT DEMİREL
HASAN BÜYÜKDEDE
HASAN ESKİL
HÜSEYİN HÜSNÜ ÇINAR
HÜSEYİN UYANIK
İBRAHİM BAZ
KAMİL AKKANAT
KAMİL AKSOY
KAMİL BİLGİN
KAZIM GÜNDOĞDU
KEMAL ÇELİK
KEMAL ŞAHİN
KUTSİYE BENAN BAYKAL
MAHMUT AKBAL
MEHMET AKİF BEKDEMİR
MEHMET EMİN KARAAĞAÇ
MEHMET ERGEN
MUKADDER MUSTAFA NALÇACI
MURAT BAŞOL
MURAT KEÇECİLER
MURTAZA ÇELİKEL
MUSTAFA BİRİM
MUSTAFA BÜYÜKDEDE
MUSTAFA DAVUTOĞLU
MUSTAFA GÖKSU
MUSTAFA ÖRS
MUSTAFA ÖZŞENOL
MUSTAFA SAİT GÖNEN
MUSTAFA TERGAN
MUSTAFA TOKSÖZ
NACİ FAYDASIÇOK
NADİR ÖZŞAHİN
NAFİ BİRCAN
NAZIM DOĞAN
NAZİF BAĞRIAÇIK
NEBİ ZENGİNLİ
ÖMER RIZA ARGIT
RAFET AKTAŞ
RAKIM GÜRBÜZ
RAMAZAN ARITÜRK
SAADETTİN YILMAZ ESKİÇORAPÇI
SEFER CAMCI
SEVİL SARGIN
SUAT SAKARYA
SUAT YILDIRIM
ŞÜKRÜ KARAGÜL
YUSUF SALİH BÖYET

 

Telif Hakkı © 2019 Konyalılar Derneği & İstanbul Konyalılar Vakfı